Yanlış Anlamanın Sebepleri

İnsanlar gün içinde sayısız konuşma yapıyor. Aynı cümleyi duyan iki kişinin bambaşka anlamlar çıkarması ise çoğu zaman şaşırtıcı geliyor. Oysa iletişim yalnızca sözcüklerden oluşmuyor; ses tonu, ruh hali, geçmiş deneyimler ve beklentiler de duyulan mesajın şekillenmesinde etkili oluyor.
Bir arkadaş sohbetinde, iş toplantısında ya da aile içinde yaşanan pek çok gerginliğin temelinde yanlış anlamalar yer alıyor. Kimi zaman birkaç kelime eksik söyleniyor, kimi zaman da söylenenler zihinde farklı bir biçime dönüşüyor. Bu nedenle yanlış anlaşılmanın nedenlerini bilmek, iletişimde daha net bir yol izlemeyi mümkün hale getiriyor.
Dinleme Yerine Yorum Yapmak
Günlük yaşamda sık karşılaşılan durumlardan biri, karşı taraf sözünü tamamlamadan zihinde cevap hazırlamaktır. Böyle anlarda kişi gerçekten dinlemek yerine duyduklarını kendi düşünceleriyle birleştirir. Sonuçta ortaya, söylenenden farklı bir anlam çıkar.
Özellikle yoğun günlerde insanların sabrı azalabiliyor. İşten yorgun dönen birinin, basit bir soruyu eleştiri gibi algıladığı durumlar az değildir. Oysa karşı tarafta böyle bir niyet bulunmayabilir.
Eksik dinleme alışkanlığı, iletişimde görünmeyen kırılmalar oluşturur. Cümlenin yalnızca bir kısmını duymak, kalan bölümü tahminlerle doldurmaya neden olur. Tahminler ise çoğu zaman gerçeği yansıtmaz.
Duyguların İletişimi Gölgelemesi
İnsan zihni her zaman tarafsız çalışmaz. Kızgın, üzgün ya da kaygılı olunan dönemlerde söylenen sözler olduğundan farklı duyulabilir. Aynı cümle, sakin bir günde sıradan gelirken gergin bir anda sert bir ifade gibi hissedilebilir.
Bunu günlük hayatta görmek oldukça kolaydır. Sabah evden aceleyle çıkan biri, telefonda duyduğu kısa bir cevabı ilgisizlik olarak yorumlayabilir. Akşam aynı konuşma tekrar dinlense muhtemelen böyle bir anlam çıkarılmazdı.
Duygusal filtreler, iletişimin yönünü değiştirebilir. Kişi çoğu zaman karşısındakinin ne söylediğinden çok, o an nasıl hissettiğine göre anlam üretir.
Belirsiz Ve Eksik İfadeler
Bazen sorun dinleyende değil, anlatım biçimindedir. Açık olmayan cümleler, farklı yorumların ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Özellikle karmaşık konularda kısa ve eksik açıklamalar karışıklığa yol açar.
İş hayatında verilen talimatlarda bu durum sık görülür. Bir görevin ne zaman tamamlanacağı net belirtilmediğinde herkes farklı bir zaman aralığı düşünebilir. Ardından ortaya çıkan anlaşmazlık aslında niyet farkından değil, ifade eksikliğinden kaynaklanır.
Konuşurken kullanılan bazı kelimeler de kişiden kişiye değişik anlamlar taşıyabilir. Birinin “yakında” dediği süre birkaç günken başka biri için birkaç hafta olabilir. Bu tür ayrıntılar gözden kaçtığında yanlış anlamalar kaçınılmaz hale gelir.
Ön Yargılar Ve Geçmiş Deneyimler
İnsanlar karşılarındaki kişiyi tamamen boş bir zihinle dinlemez. Daha önce yaşanan olaylar, edinilen izlenimler ve beklentiler konuşmaları etkiler. Bu nedenle aynı söz farklı kişiler tarafından farklı şekillerde algılanır.
Örneğin geçmişte sık sık eleştirilen biri, normal bir geri bildirimi bile olumsuz değerlendirebilir. Benzer şekilde daha önce güven problemi yaşamış kişiler, masum bir ifadede bile gizli anlam arayabilir.
- Geçmiş Kırgınlıklar: Daha önce yaşanan olumsuz olaylar yeni konuşmaların algılanış biçimini değiştirebilir.
- Hazır Yargılar: Kişi karşısındaki hakkında önceden oluşturduğu düşünceyle dinlediğinde sözlerin gerçek anlamı geri planda kalabilir.
- Beklentiler: Duyulmak istenen şey ile söylenen şey farklı olduğunda yanlış yorumlar ortaya çıkabilir.
İletişimde yaşanan birçok sorun aslında kelimelerden çok, kelimelerin zihinlerde aldığı şekilden doğar. Karşı tarafı gerçekten dinlemek, duyguların etkisini fark etmek ve net konuşmak çoğu yanlış anlamanın ortaya çıkmasını en baştan engeller.
Yorum Yazın